Kötüye Kullanım Bildir

Ana içeriğe atla

KARŞINIZA ÇIKAN RUH EŞİNİZ Mİ EVRİM EŞİNİZ Mİ? HANGİ ENERJİLERDEN ARINARAK İSTEDİĞİNİZ BİR ŞEYİ KENDİNİZE ÇEKEBİLİRSİNİZ?


 

Hepimizin içinde bir erkek bir de dişi taraf var. Ama dişi ve erkek birbirinden tamamen ayrı varlıklar öyle değil mi? Geldiğimiz bir yer ve gittiğimiz bir yer var. Bilinç dışı birikimlerimiz ve içinde kaldığımız bir sarmal var. Ama oradan kurtulmak içinde izlememiz gereken bir yol var. Öz eş - ruh eşi ya da ilişkide bulunduğumuz her hangi bir şeye -bu çok geniş kapsamlı olabilir- nasıl uyumlanabiliriz? Tabi bu işin ilahi boyutu var ama biz burada spritüel boyutuna enerji boyutuna bakacağız.

 

KARŞINIZA ÇIKAN RUH EŞİNİZ Mİ EVRİM EŞİNİZ Mİ?

Sizin frekansınızı yükselten her hangi bir şey aslında sizin özünüze en yakın şeydir. Kendinizi bütünledikçe, ilerledikçe, geliştikçe, evriminizi yavaş yavaş tamamladıkça karşınıza da size benzeyen birisi çıkar. Yani siz bütünseniz karşınıza bütün birisi çıkar. O zaman iki bütün bir bütünü daha kolay oluşturur. Ama siz evrim merdivenlerinin alt basamaklarında tırmanmakla meşgulseniz biraz da yavaş tırmanıyorsanız o zaman karşınıza sizin yakınınızdaki bir basamaktaki birisi çıkar. Ve sizi epey bir uğraştırır. O sizin ruh eşiniz değil evrim eşinizdir.

 

ASLINDA ÖZ EŞİNİZ AYNADA GÖRDÜĞÜNÜZ KİŞİ

Tam burada bir kopya vermek gerekirse aslında öz eşiniz aynada gördüğünüz kişi. Aslında hep kendinizle uğraşıyorsunuz ama tabi ki hayatı paylaşmak çok güzel onun için bir yol arkadaşı her zaman için iyi.

 

ARINDIĞINIZ ZAMAN DAHA YÜKSEK ENERJİ,

BÜTÜNLENMİŞ BİR HAYAT ARKADAŞI ÇEKERSİNİZ

Bizler eksik geliyoruz dünyaya. Önce arınıyoruz. Arınmak derken biz kayıtlar taşıyarak geliyoruz dünyaya. Ailemizin karmalarını taşıyoruz, ülkemizin doğduğumuz yerin karmalarını taşıyoruz. Sonra düşüncelerle kirleniyoruz. Düşüncelerimizin çok büyük bir kısmı bize ait değil. Bize bilinç dışımıza yüklenmiş olan unsurlar. Nasıl yükleniyorlar dersiniz… Her gün televizyon ve internet aracılığıyla birçok şey seyrediyoruz, bir yakınımız dedikodu yapıyor, sokakta birisi bize kızıyor v.s. bütün bunları kayıt alarak biriktiriyoruz ve bunlar bizim yaşamımıza da yansıyor. Enerji arınması terapileri var. Bunları araştırmanızı ve bunlarla ilgilenmenizi tavsiye ederim. Çünkü bu enerjilerden arındığınız zaman daha kolay ve daha yüksek enerji çekersiniz. Enerji çekmeyi unutmayın. Neden mi? Çünkü bütünleniyorsunuz ve bütünlenmiş bir hayat arkadaşı geliyor yanınıza. Enerjiden sonra ilerlemek bilinçlenmek için bilgi alıyorsunuz. Ama bilgiyi kullanmadığınız zaman size ait olmuyor yani bilince dönüşmüyor. Bilinçlendiğiniz takdir de güç elde ediyorsunuz. Yani kendimizle bütünleniyoruz. Yanımızdaki kim olursa olsun çok bütünlenmiş biri de olabilir. Yine de işimiz kendimizle. Çünkü biz kendimizi adam edersek bizim yayacağımız frekans birçok insanın işine yarayacak. Bu yüzden de doğru frekansı üretmek çok önemli. Bizler birer jeneratörüz. Sevgi üretiyoruz, frekans üretiyoruz… Dünyaya neden geldiğimizi iyi düşünmeli ve gelme amacımızın ne olduğunu doğru bulmalıyız. Çünkü boşuna gelmedik bu dünyaya -mesela Türkler bu ülkede yaşayan herkes ruhsal enerjiyi çok güzel üretebiliyorlar özellikle zor zamanlarda güç birliğiyle üretebiliyorlar bu enerji oluşumu başka hiçbir yer de yok- ama bu güçlenme sistematik değil, bilimsel değil. Bunu çok iyi yakalamak gerekiyor. 

 

BİZİ KİRLETEN ENERJİLERDEN ARINMALIYIZ

Peki, kayıt aldığımız bizi kirleten enerjilerden arınmak için neler yapılmalı? Arınmak kirlendiğimiz zaman yıkanmak gibi bir şey. Arınmak için pek çok şey yapabilirsiniz. Doğada yürüyüş yapabilirsiniz, bir süre çıplak ayak çimlere basmanızı el ve ayaklarınızı çimlere yani toprağa koyarak ve bir süre öyle kalarak arınmanızı eğer böyle bir ortam yoksa ağaçlara dokunarak bir süre öyle kalmanızı, daha iyi yapabiliyorsanız yürüyüş meditasyonu yapmanızı, nefes terapisi, yoga, meditasyon, başka yüksek bilgilerle tanışarak onların yüksek frekanslarıyla arınma yöntemlerini kullanmanızı önerebilirim. Fakat bazen bunlar yeterli olmuyor. Çünkü bizler çok kaotik bir dünyada ve kaotik bir kapanış döneminde ana hasat dönemi denilen bir dönemde yaşıyoruz. Bu dönemin kendine özgü zaman travmaları var. Bu zaman travmalarının içinden geçerken etkileniyoruz. Ama içinden geçerken bunu bilemiyoruz ve takılıyoruz. Dolayısıyla ne oluyor bizim elektromanyetik alanımızda yani auramızda travmalar, kırıklar yapıyor bu sonra bizim enerji bedenimizden fiziksel bedenimize geçiyor. Hastalanıyoruz, ameliyatlar geçiriyoruz depresyon öfke krizleri, kabullenememe, ayrılıklara dönüyor. Yani dolayısıyla arınmanın size yani kişiye göre çeşitleri var.

 

BAZILARIMIZ DAHA İLERİ DÜZEYDE TEKNİKLERLE ARINMALI

Mesela düşünce alanı temizleme terapisi var. Bunun için teknikler var. Bazılarının bunu yapması gerekiyor. Neden? Çünkü bazı travmaları temizlemek yoga ile nefes terapisiyle yapabileceğiniz bir şey olmuyor. Bu anlamda birçok başarılı çalışmalar var. Aile dizilimleri, regresyon, hipnos çalışmaları var. Tabi düzeltirken bozma riski de var, işin ehlini bulmak çok çok önemli. Bir de bunu yaparken inanmalısınız. Dolayısıyla arınmak çok önemli… Arınmadan yeni enerjileri alamıyorsunuz. Bozuk plak gibi o eski çiziklere takılıyor yeni enerjiler ve bazen de o eski çizgilerin etkisi büyüyor. Bu durum da ne yapacağız? Travmalarınız ne onlara baktıracaksınız, enerjiye, bilgiye dolayısıyla güce nerede ihtiyacınız var bunu bireysel olarak görme şansınız var. Bir de hangi ülkede doğduysak onun şehirlerinin manyetik alanları bizi etkileyen unsurlar. Dolayısıyla bunları da bir yandan yönetmek zorundayız. Yani bahsettiğimiz güce ihtiyacımız var. İçinde olduğumuz yeri, dünyayı iyileştirmek, insanları yükseltmek için kendimizi bütünleştirmeye ve doğru frekans üretmeye ihtiyacımız var. İşin gerçeği çok işimiz var. Çünkü kıymetli bir şeyi düzeltmek, iyileştirmek çok zahmetli, emek isteyen bir şey… Bu yol meşakkatli bir yol, yürümek için de disiplin gerekiyor, bilgi gerekiyor ve birinin sizin elinizden dürüstçe tutması gerekiyor. Bunlar çok önemli. Tabi bir de hangi yolda yürümesi gerektiğini bilmesi gerekiyor insanların. İçgüdülerine güvenenler onu yakalayabilenler o yolda yürüyebiliyor ama bu herkesin yapabileceği bir şey değil. İnsanlar kaybola da biliyor. Kaybolup da yanlış yola saptıklarında yol uzuyor ya da o yol çıkmaz yol oluyor. Bunun için uyguladığım enerji okuma tekniği ve doğum haritalarınız size yol gösterici olabilir. Ama iş kişinin kendisinde bitiyor.

 

BİRİKTİRMEYİN!

Mesela, “Ne iş ne aşk yolunda gitmiyor onun için de dert edilecek bir şey de kalmıyor” dediğiniz ya da “Aman o da geçer bu da geçer” dediğiniz de bunlar sizde birikiyor ve siz farkına bile varmadan bir travmaya neden oluyor. Bunları biriktiriyorsunuz bilinç dışı, sonra bunlar halının altına süpürülüyor bilinçaltına iniyor. Ondan sonrası bunları temizlemek daha bir zor oluyor. Belki şu ana kadar fark etmediğiniz şey kendi bedenimizin kendi ruhumuzun bakıma ihtiyaca olduğu. Burada aslında öncelikli olarak bundan bahsediyoruz. Bunu fark etmelisiniz ki bu bedeni bu ruhu parlatmak için bu yolda yürümek için çalışmalara başlayabilesiniz. Bu yolda başarılı olacaksınız ki ilişkilerde sizin frekansınızdaki doğru kişiyi çekebilin.

 

KÖTÜ KELİMELER KULLANMAYIN,

HORMONLARA YANLIŞ KOMUT YÜKLÜYORSUNUZ

Mesela, kötü kelimeler kullanmak. Örnek vermek gerekirse, “Olmaz, gelmez, çekemem, yapamam, edemem…” dediğinizde ne yapmış oluyorsunuz? Hormonlara “Bunu yapamam”ı yüklüyorsunuz.  Ve bedeniniz de asıl olması gerekeni gerçekleştirmiyor. Şüpheniz varsa yine olmuyor. Tam, açık ve net olmanız lazım. Açık ve net olmanız için de dengede bir kişilik olmanız lazım. Bunların hepsi birbirine bağlı ve gerçekten çalışma gerektiriyor. Farkında olmayı gerektiriyor. Bazen gerçekten farkında olamıyorsunuz ve bunu size birisi söylüyor.  

Bir de şöyle anlatmak gerekirse; travma demesek de şöyle ifade etsek de olur. Mesela hepimizin hayatta elde etmek istediğimiz şeyler var. Ya da keşkelerimiz var. “Keşke istediğim gibi beni mutlu edecek bir ilişkim olsa, keşke iyi bir evliliğim olsa keşke daha iyi bir işim olsa” gibi. Burada eğer odak noktamızı keşke de kitleyip kaldıysak zaten o daha da sarmala giriyor. İşte bu sarmak aslında karmayla ilgili ve hepsi birbirine bağlanıyor. O sarmalın yani o karmanın içerden kırılması lazım. Eğer dışarıdan birisi onu çok ciddi bir şekilde kırarsa zararda o denli büyük olur. Kendi içinizde o noktayı aşamadığınız da ise destek gerekiyor. Yani farkındalığı gerekli yere yönlendirmek. Bunu yaparken de kişiye özel yapmak gerekiyor. Farkındalık süzgecimiz çok farklı streslerle kirlendi. O farklı stresler nereden geldi? Yani çalışan matematik bir sistem ve spritüel ileri bir teknoloji var.  Sistem dibi gösteriyor ama oradan çıkışın yolunu da gösteriyor. Ne zaman sistem” Bundan adam olmaz, benim hiçbir uyarımı fark etmedi” der, işte o zaman sizi sistemin dışına atıyor. Bu nasıl oluyor. Bir geliyor paranızı, bir geliyor işinizi, bir geliyor sevgilinizi ya da eşinizi bazen yakın bir dostunuzu alıyor sonra bakıyor siz onlarla da adam olmuyorsunuz ve hala uyanmadınız, işte o zaman geliyor sağlığınızı alıyor. Yani hepimiz buradan çıkmayı öğrenebiliriz, öğrenmeliyiz.

 

SPİRİTÜELLİK YÜKSEK BİR TEKNOLOJİKLİKTİR

Hissettiğimiz korku, kaygı kaynaklı olarak genelde “Ruhen çok yoruldum ya da ruhum yoruldu” gibi ifadeler kullanırız. Oysaki ruh yaşlanmaz ve yorulmaz. Yorulduğunu zannettiğiniz de aslında stresin fazla birikmesiyle artık bedenimizin onu kaldıramamasıyla ilgili oluşan durumdur.  O stres fazla biriktikçe korkuya ve kaygıya dönüyor.  Spiritüellik yüksek bir teknolojikliktir. Madde varsa ve mana da varsa ikisinin entegrasyonu tamamen çok yüksek bir teknolojinin ürünüdür. Yani insan çok yüksek bir teknolojinin ürünü… Dolayısıyla da teknolojiyle çözemeyeceğiniz bir şey yok. Buna bizim ulaşabiliyor olmamız lazım. Yani bilimsel çalışmalara baktığımızda her şey teknik yani spiritualizm bir teknik iştir. Şöyle düşünün; cep telefonu var olmadan birkaç kuşak önceye gitsek ve o insanlara bu teknolojiyi göstersek, metafizik yani doğaüstü spritüel bulurlardı. Ama bugün bize göre metafizik değil fizik. Yani daha üst teknolojileri belki bizler, bizlerden sonra daha da üst teknolojileri bizlerin torunları daha üstün insanlar olarak yapacaklar. O zaman bir daha yorumlarsak spritüellik yüksek bir teknolojikliktir. Şimdi lütfen bir daha ve bir daha bu dünyaya neden geldiğinizi ve ne yapmanız gerektiğini düşünün ve arınarak, bütünlenin, yüksek enerjileri ve sizin gibi bütünlenmiş kişileri kendinize çekmek için çalışın. Unutmayın bu emek isteyen uzun bir yol. Sakın vazgeçmeyin.   

 

Yorumlar